Hala mı geleneksel pazarlama?

mobil-nesil

Bu yazıda esasen Growth Hack kavramından bahsedip Growth Hacker denilen yeni nesil pazarlamacıların ne iş yaptıklarını anlatacaktım. Ancak bu kavramlara geçmeden önce geleneksel pazarlamanın anlamını yitirdiği yeni neslin tanınmasının daha önemli olacağını düşündüm. Bu nesli tanır ve onların ihtiyaçlarını kavrarsak sonraki yazıların daha anlamlı olacağını düşünüyorum. Bu yüzden bu yazımda pazarlama alanındaki değişimleri ve mobil nesli anlama kılavuzunu yayınlayacağım. Bu şekilde pazarlamanın geleceği ve şirket içi operasyonlarda oluşacak değişimleri anlamlandıracağım.

Öncelikle teknolojiye bağlı olarak değişen bir hedef kitle, tüketici profili var ortada. Bu hedef kitlenin sizden ne istediği, neden sitenizi ziyaret ettiği, hangi ürünlerinizle ne için ilgilendiğini iyi anlamanız gerekiyor. Bu konuda kullanıcı davranışları, kullanıcı analizleri olmazsa olmazınız olmalıdır. Bir başka yazıda dijital dünyada kullanıcı davranışlarını nasıl izleyebileceğiniz, sitenizde ziyaretçilerin neler yaptığını çözümleyebileceğiniz araçlar ile bir rehber hazırlamayı düşünüyorum.

Şimdi gelelim asıl konumuza. Geçenlerde futurizm denince ülkemizde ismini ilk 5’te sayabileceğimiz isimlerden Ufuk Tarhan bir video paylaşmıştı.

Videoda geçen nesil 1994 ve sonraki doğumlular yani mobil neslimiz. Bu nesil daha önce dijital göçmen ve dijital yerli (ayrıntılı bilgi için tıklayınız) diye ayırdığımız kitlenin dijital yerli sınıfındaki mobil nesil. Yani daha önce satış yaptığınız hedef kitlenizden bambaşka davranışları olan bir nesil. Öncelikle bu kitleyi tanımanız, beklentilerini ve davranışlarını bilmeniz pazarlama faaliyetlerinizde sizlere büyük kolaylıklar sağlayacaktır.

Bu kitlenin isteklerini, markanızdan beklentilerini anlatmadan önce pazarlama alanında oluşan değişimi bir inceleyelim.

Günümüzde şirket içi organizasyonlardaki birimler arasında sınırların yavaş yavaş ortadan kalkması gerekiyor ki kalkıyor da. Şirket içindeki fonksiyonların görev alanları iç içe geçerken görev tanımı da giderek anlamını yitiren bir kavram haline geliyor. Çünkü şirketinizde herkes her işten sorumlu olmak, senkron haline çalışmak zorunda. Kalıplaşmış görev sınırları ve hiyerarşik yönetim yapısı geçmişte kaldı.

Fonksiyonlar arası sınırların silikleşmesi pazarda iki yönlü bir değişim yaratıyor. Bunlardan ilki şirket içinde oluşan değişim diğeri ise pazarlama alanında oluşan değişim. Şirket içindeki değişim o kadar genişledi ki Turkcell’in İleri Görüş Dergisi değişimi şöyle anlatıyor:

Öncelikle; pazarlamanın şirket içinde işbirliği yapması gereken birim sayısı her gün artıyor. Örneğin finans birimiyle yakın işbirliği içinde olması ve kaynaklarını yatırım getirisini maksimuma ulaştırabilecek şekilde kullanması gerekiyor. Keza IT ile o kadar yakın çalışmak zorunda ki “pazarlama teknolojisti” diye bir uzmanlık alanının hızla yaklaşan ayak sesleri duyuluyor.Turkcell İleri Görüş Dergisi

Yine aynı dergide pazarlama alanında oluşan değişim ise şöyle açıklanıyor:

Bir pazarlama yöneticisinin artık bir stratejist gibi düşünüp şirketin önceliklerine göre hareket etmesi ve geleceğe dönük öngörüler geliştirmesi gerekiyor. Teknolojiyi yakından takip edip en son teknolojileri kendisine uyarlama ve kullanma yeteneğine sahip olması gerekiyor. Çünkü son zamanların moda deyimiyle; “Pazarlama sadece pazarlamacılara bırakılamayacak kadar önemli bir iştir.”Turkcell İleri Görüş Dergisi

Tüm bunları ele aldığımızda ilk temas anından itibaren müşterilerinizle iyi ilişkiler kurmak, onların işlerini kolaylaştırmak ve davranışlarını anlamak sürdürülebilirlik için kaçınılmaz oluyor. Yoksa video’da mobil neslin de söylediği gibi: “İşinizin gidişatını bir anda değiştirebilirler. Ama sınırı geçerseniz kitlesel bloklama ile markanızı bir gecede yok edebilirler!”

Şimdi gelelim meselemize. Yani mobil neslin sizden beklentilerine. Mobil Nesil markanızdan ne istiyor?

Aslında pazarlamanın ilk günden beridir peşinde olduğu sorudur bu. Müşterim benden ne istiyor? Bu soruya verilen cevap sizin pazarlama iletişimi rehberiniz olmuştur hep. Ancak hedef kitlenizin değişmesiyle birlikte kitle sizden mal ve hizmetin yanında başka şeyler de ister duruma gelmiştir. Onlara sunacağınız ürün ya da hizmetler başlı başına yeterli değildir.

1994 ve sonrasında doğanlar yani mobil nesil Türkiye’de 2 milyona yakın nüfusa sahiptir. Önümüzdeki 10 yıl içinde de 20 milyonu aşması beklenmektedir. Dolayısıyla markanızın gelecekteki tüketicisi de Mobil Nesil’dir.

Mobil nesil, her biri kendine has özelliklerini her an ve her mecrada ön plana çıkarmayı gündelik hayatın parçası haline getirmiş bir nesildir.. Memnun edilmesi güç, eleştirel ve yeniliklerden anında haberdar olmak isteyen bir kitledir.

Bu kitle ile etkileşime geçerken özellikle sosyal medya kanalından elde edilen ve yapısal olmayan verilerin çok kullanışlı bir araca dönüştüğü gerçek zamanlı pazarlama kavramına odaklanmak önemli. Ayrıca tüketiciyle anında iletişime geçmek ve alışveriş deneyimlerini daha zengin hale getirmek öncelikli stratejiniz olmalıdır. Tüm bunların yanında o an mağaza içindeki tüketiciye anında pazarlama yapmak için kullanılan beacon gibi çeşitli mağaza içi araçlar ile özel teklifler kurgulamak ve onlara sunabilmek yani durumsal pazarlama yapmak da bu kitleyi harekete geçirecek bir diğer stratejidir.

Yeni nesil mobil ve dinamik; farka ve değere önem veriyor. Bu nesle ulaşmak isteyen şirketler teknolojiye hızlı adapte olmak zorundadır. Müşteriyi beklemek yerine onlara en çok kullandıkları kişisel cihazlarından ulaşmalıdır. Mobil nesil için, ekranlarından ulaştıkları dünyanın da gerçek dünya kadar önemli olduğunu unutmamak gerekiyor.

Mobil nesil hedeflenerek verilen reklamlarda şirketler, genel reklam vermek yerine kişisel tercihlere yönelmeli, mesajlarını hayat tarzlarına uygun yer ve zamanda vermelidir. Mobil nesil anlık yaşıyor, kararlarını anlık veriyor, gündemini anlık değiştiriyor. Aldıkları mesaj yaşadıkları anla ilgili değilse, o anda kaybolup gidiyor. Fakat anı yakalayan markalara da sadakatleri bir o kadar yüksek oluyor. Hedefleme doğru yapılmalı, mecra doğru seçilmeli mesaj doğru zamanda kitlenin karşısında olmalıdır.

Şirketler ürün kalitesi yerine mobil neslin yaşamına kattıkları değeri, yarattıkları farkı vurgulamalılar. Bu fark belli bir kitle tarafından kabul görürse bir trende dönüşüyor ve sosyal medyadaki takipçi sayısı, bir trendin ne kadar önemli olduğunu belirliyor.

Şirketler herkese hitap etmek yerine mobil neslin güvendiği fikir liderlerini etkilemeliler. Mobil neslin aslında bir ürün değil, bir hayat tarzı satın almayı beklediğini unutulmamalı. Bu hayat tarzına yön verense, rol modelleri olan fikir liderleridir.

Şirketler tekdüze kampanyalar yerine eğlenceyi ön plana çıkarmalılar. Eğlence ve komedi unsurları çok iyi pazarlama yöntemleridir. Ayrıca mobil nesil için oyunlaştırmak,(gamification hakkında daha fazla bilgi için tıklayınız) yarışmak ve puan toplamak alışılmış kavramlardır.

Mobil neslin elinde akıllı telefon adında bir silah olduğunu ve alışveriş deneyimleri kesintiye uğradığı anda alternatif bir ürüne yönelebileceklerini unutmamak gerek. Ayrıca bu gün akıllı telefon diye bahsettiğimiz şeyin yarın giyilebilir teknolojilerde bambaşka boyutlara geçeceği de hesap edilmelidir.

Sonuç olarak toparlamak gerekirse, mobil nesil tek bir ekrandan değil, kavramsal adıyla “çoklu ekran” üzerinden ve sosyal medya aracılığıyla dünyaya bağlanıyor. Zira yeni nesil tüketiciler dikkatlerinin tamamını tek bir ekrana veremeyecek kadar dinamik bir profil çiziyorlar. Gündelik davranışları kadar tüketim alışkanlıkları da bugüne kadarkilerden farklı olan mobil neslin beyninin nasıl çalıştığıysa, son zamanlarda yükselişe geçen nöropazarlamanın konusu. Bu konu, yeni tüketicilerimizin renklere, seslere, kokulara nasıl tepki verdiğini yalnızca kendi ifadelerine dayanarak değil, nörobilimin kabul gören tekniklerine dayanarak ölçümlüyor ve neredeyse şaşmaz sonuçlar veriyor. Pazarlama faaliyetlerinde nöropazarlamayı da yok saymamanız sizi 10 yıl sonraya hazır hale getirecektir.

 

Not: Yazı Turkcell İleri Görüş sitesinden derlemeler ile oluşturulmuştur. Bir özet niteliği taşımaktadır. Daha fazlası için Turkcell İleri Görüş sitesini ziyaret edebilirsiniz.

 

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Pin on PinterestShare on TumblrShare on LinkedInEmail this to someone

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir