Paylaşım Ekonomisi’nde Kiralık Kaftan’cılardan Öğreneceklerimiz Var

paylasim-ekonomisi

Paylaşım Ekonomisi son birkaç yıldır pazarlama alanında oldukça yoğun kullanılan kelimelerden bir tanesi. Ülkemizde de aslında bir çok örneği olan ancak henüz tam olarak yaygınlaşamayan ya da uygulandığı pazarlarda farkında olmadan yapılan bir pazarlama sistemi. Örneğin Kına ve Düğün organizasyonları için son zamanlarda oldukça yaygın olan kaftan kiralama işleri paylaşım ekonomisine güzel bir örnek teşkil edebilir.

Kültürümüzde paylaşım ve yardımlaşma oldukça yaygın olsa da zamanla tüketim toplumuna dönüşmemiz neticesinde bu özelliğimizi iyice yitirdiğimizi düşünüyorum. Oysa tüketim toplumunda bireysel tüketimin yanında ortak kullanım ve ortak tüketimin artması, kaynakların tüketiminde bir yavaşlama sağlayarak hem maliyet hem de doğal kaynakların sürekliliğini sağlaması bakımından önemlidir.

Paylaşım Ekonomisi

Paylaşım Ekonomisi

Paylaşım ekonomisi bir çok açıdan bizlere yara sağlayabilir. Örneğin, atıl durumda olan ya da kullanmamakta olduğunuz ürünleri yeniden geri kazandırabilir. Doğal kaynakların tüketimini yavaşlatabilir. Paylaşma bilinci ile sosyal yakınlaşma sağlayabilir. Yani ekonomik değerlerin yanında sosyal ve çevresel değerler de kazandırabilir. Ancak sahip olmak yerine erişebilmek terimi artık oldukça yaygın. Örnek olarak Nokia’nın pazardan kaybolmasında en büyük etki insanların IOS ve Android işletim sistemli telefonlara geçmesi olarak gösteriliyor. Çünkü o yıllarda Android ve IOS kapılarını dış dünyadaki yazılımcılara açarak yeni uygulamalar geliştirilmesine imkan tanıyor. Bunu bizzat Nokia’nın o dönemki CEO’su Stephen Elop 2011 yılında çalışanlara gönderdiği mektupta anlatıyor. Çünkü insanlar sahip olduğu şeyin sürekli değişmesi, güncellenmesi, güncel kalması ve yenilenebilir olmasını seviyor. Bu yüzdendir ki Google ve PhoneBlok yeniden tasarlanabilir donanımlı telefon üretimi üzerinde çalışıyor.

Nokia’nın 2011’de geliştiricileri ve tüketicileri buluşturan açık uygulama platformlarına yaptığı bu dramatik vurgu, bugün hayatımızın yeni gerçekleri arasına giriyor. Platform ekonomisi, paylaşım ekonomisi, kalabalıkların ekonomisi, ismine ne derseniz deyin, işleyiş aynı prensipe dayanıyor: Sosyal paylaşım.

Birçok uzmana göre Paylaşım Ekonomisi Sosyal Medya’dan sonra en büyük devrim olacak. Sosyal medya dönüşümünde medyayı paylaştık: Fotoğraf, yazı, müzik, film, her türlü medya. Paylaşım ekonomisinde ise her şey paylaşılabiliyor: Geliştirilen yazılımlar, sahip olunan nesneler, hizmetler, zaman, para, mekan ve kaynaklar.

Jeremy Rifkin, Sıfır Marjinal Maliyet Toplumu adlı kitabında konuya şöyle yaklaşıyor: “Kısmen kapitalist piyasadan, kısmen İşbirlikçi Ortak Kaynaklardan oluşan melez bir ekonominin belirmesine tanıklık ediyoruz. İki ekonomik sistem birlikte çalışıyor, kimi zaman da rekabet ediyor. Birbirlerinin sınırları içerisinde sinerji buluyor, birbirine değer kattıkları gibi kendileri de fayda sağlıyor. Yeni bir ekonomik sisteme doğru büyük bir dönüşüm yaşandığına ilişkin göstergeler henüz çok zayıf ve somut verilerden ziyade, kişisel deneyim ve gözlemlere dayansa da İşbirlikçi Ortak Kaynaklar yükselişte. Bunların 2050 yılında dünyanın büyük bölümünde ekonomik yaşamın hakim düzenleyicisi olma ihtimali yüksek.

Dünya çapında ev sahiplerinin evlerini kısa süreliğine yabancı turistlere kiraladığı platform Airbnb ve taksi çağırmak yerine başkasının arabasına binmek konseptini bir iş haline dönüştüren Uber bu ekonominin en güçlü temsilcileri. Market siparişlerinin eve getirilmesi gibi basit bir işlemi internet üzerindeki platformla paylaşım ekonomisine dönüştüren Instacart isimli şirket 264 milyon dolar yatırıma değer bulunuyor. Uber’in 2,7 milyar dolar ve Airbnb’nin 794 milyon dolar yatırım toplaması ise akıl uçuklatacak cinsten. Evini, arabasını, bisikletini, zamanını, işgücünü paylaşıma açan milyonların katıldığı şirketlerin bugüne kadar aldığı yatırımların toplamı 10 milyar doları geçti. Local Motors isimli şirket, araç tasarım ve geliştirmesini global olarak internet üzerinden buluşan tasarımcı topluluğunun gücü ile yapıyor. Local Motors 2014’te dünyanın ilk 3 boyutlu yazıcıyla üretilen arabasını geliştirici topluluğunun gücüyle tasarladı ve üretti.

Tesla Motors’un kurucusu Elon Musk geçenlerde Tesla’nın sahip olduğu tüm patentleri herkesin kullanımına açacaklarını ve bu patentlerle elektrikli araba geliştirmek isteyen her şirketin bu imkandan faydalanabileceğini duyurdu.

Ülkemizde de bu konuda farklı girişimler filizlenmeye başladı bile.  Komsuyemegi.com, Komşuda pişer bize de düşer diyenler için yemek paylaşım platformunu kurdu. Emre Aydın’dan yatırım alan araba paylaşım sistemi Volt da paylaşım ekonomisi kültürünün bir parçası. Askidanevar.com’da üniversite öğrencilerine ücretsiz yemek paylaşımı yapabilmek adına paylaşım kültürüne bir örnek teşkil ediyor. Ekonomik fayda yerine sosyal faydayı amaç edinse de, o da paylaşım ekonomisinin bir parçası. Zumbara.com da para yerine zamanın paylaşıldığı bir paylaşım ekonomisi modeli olarak ülkemizde filizlenen girişimlerden bir tanesi.

Bunların yanında hemenkiralik.com, villakeyfiniz.com, biturver.com, garajyeri.com, couchsurfing.org, ortakaraba.com, ucuzagidelim.com, olevole.com, verrr.com gibi bir çok platform da ülkemizde paylaşım ekonomisine dayanan sitemleri ile faaliyet gösteriyor. Kiralık Kaftan sistemleri kadar yaygınlaşmasa da bu girişimler giderek büyümeye devam ediyor.

Paylaşım Ekonomisi iddia edildiği gibi sosyal medya kadar yaygınlaşacak ya da  yeni bir ekonomik düzen inşa edebilecek mi bilinmez ancak daha şimdiden hayatımızın bir parçası olduğu kaçınılmaz bir gerçek. Ancak Tüketmek yerine erişmenin, sahip olmak yerine paylaşmanın yaygınlaştığı bir toplum hepimize mutlu bir gelecek sağlayacaktır.

 

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Pin on PinterestShare on TumblrShare on LinkedInEmail this to someone

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir